bilsem de bilmesem de

Perşembe, Mayıs 8, 2008

BEKLE


BEKLE

yaşadıkların yaşayamadıklarını örter sandın.

öyle değildi ,sevinç hiç değildi
saklanırken gözler , ele verendi titreyen kirpikler
içindeki hüznü , içindeki kederi
gizleyemeyendi
siyim siyim dökülürken inciler

öyle değildi , gönenç hiç değildi
bağlanırken kollar , ele verendi titreyen parmaklar
içindeki çaresizliği , içindeki öfkeyi
gizleyemeyendi
yumruk yumruk parçalanırken eller

çok iz bırakmıştın , çok ipucu , bilmeden
bulunayım istemedin , istemedin görüleyim  , sevileyim...
en huzurlu gülümsemen yüzünde , başarırım sanmıştın unutmayı
dostum ; olmuyor , unutulmuyor , görüyorum , buldum izlerini !
aynı yerden geliyorum , aynı yöne gidiyoruz , tut elimi
bir olursak o güne sağ varacak yürekler.

8.5.2008.GEBZE

 

Çarşamba, Mayıs 7, 2008

KINALI

KINALI

sel...sel çılgınca sürüklerken dağları
koşa koşa kaçışım , atlayıp taştan taşa
boy yine bir parmakcık , yaş altı , bacak çırpı
sırıl-sıklam oluşum , gök boşalırken hızlı
kucak , kucak sevinçle ,biraz kurumam için
yün yorgana tam rulo , yüklüğe koydu ninem
çığlıklar büyüdükçe , çaresizlik içinde
koşturdukça anneler , babalar ses olmuşken
irileşen gözlerle , anlam arayışlarım..

çalıp götürmüş sular , karagözlü kuzumu
Ceylan emmim dövünür , tutamamış kızını
ağıt , ağıt anası , yaşla döver dizini
unutmuştum , çocuktum , unutmuştum adını
Kumru ; kınalı kuzumun hiç bulunmadı  izi
sel bir zaman  durulmuş ,  koyda bulmuşlar seni
bir mezarın var köyde , içinde çocukluğum

......................ağlıyorum sessizce , !

7.5.2008.GEBZE

Salı, Mayıs 6, 2008

BULUŞAMAYAN

BULUŞAMAYAN

1-

durdum
durmuyordu ellerimdeki gergi
yüreğimdeki  ha bitti , ha bitecek diyen
öldün , öleceksin diyen ürperti...
bir türlü bilemiyordum başlamış mıydı
sende de sevgi , bendeki gibi...
ben o sevinci kendime istiyordum sesindeki
coşkuyu gözlerindeki , o akışı şiirindeki....
koşup , yetişmeni istiyordum tükendiğim yıllara
yaşatmanı yaşanmayan günleri...

sen ;
gelemem artık
çok yoruldum çok , koşamam inan
bir umut geride diyordun , bir umut ..
gençliğinde , tazeliğinde goncaların
sekişlerinde ceylan gibi...
buz gibi pınarların akışlarında ...
kaldıramam diyordun ağan bulutlarını ,
dindiremem fırtınaları karlı dağlarının eteğindeki....

bekleme diyordun , bekleme
yasınla kal , kederinle , yüreğindeki
bastır taşlarını bağrına , salma nehirlerini
yoksa boğulacağım çaresizlikten , şimdiki gibi

hem bak , yağmur var ...
yollar berbat , ben uykusuz ,
ama yağmur var işte , bekleme...
gözlerinden silip götürür belki özlemlerini....

2-

anladım
gelmeyeceksin ! gelme !
bir ıslık yolla  , çığlık çığlık bir ıslık
uçuruma düşerken tutunacağım , haykırır gibi
hiç unutmadığım sesinle  sarkı söyle
yalnız senin bildiğin bir melodi
yalnız benim dinleyeceğim
bir ağıt gibi

bir şiir söyle , ne olur
bir şiir daha , bir şiir daha !
hızla karışsın , hızla karışsın kanıma !
yoksa bitmeyecek bu acı
başka türlü kesilmeyecek sancı..., bir şiir daha !

söz ! artık yazmayacağım yeni şiirleri bu ayrılığa !

5.5.2008.GEBZE

Perşembe, Nisan 24, 2008

YARALI

YARALI

yanık yanık kokmuyor sevda ateşlerinde
yalan karanfillerin suya eğilimleri
o sana eğimlidir , sen  kaçmaya meyilli
bağlanmıştır köklerin sökülüp gidemezsin
canından can alınır, dalın çiçeksiz kalır

daha görmeden sevip  gördüğünde gizleyen
sana canımsın deyip , sevgilim diyemeyen
çaresiz engelleri bir türlü geçemeyen
o kadını gördükçe ah edip çırpınırsın
canından can alınır , kolun kanatsız kalır...

neydi geçen içinden , ne geçecek bilirsin
saklayıp yüreğine , ne hissedecek sonra ?
kaç yumru tıkamıştır , kaç boğumda boğulur
sarılıp kalmak varken sımsıkı ve coşkulu
canından can alınır , hayalin onsuz  kalır..

bakamazsın gözüne , bir yangın olur için
kollarını bağlarsın , koşup sarılamazsın
beklersin yatağından yalnızca sana dolsun
bir yudum içemezsin o sessizce ç-ağlarken 
canından can alınır , gönlün hep susuz kalır..

görmediğinde görüp , bakmadığında bakıp
sayfa sayfa içine nakşedersin resmini
o kar beyazı tenin saydamlığından sızan
kokusunu bir nefes saklamayı istersin
canından can alınır , gülün kokusuz kalır..

çarpışır gözleriniz özlemin alev alev
yandığını görürsün aynı seninki gibi
ah o gözlerle sever koymak istersin cana
koyamazsın ar eder , kül çekersin üstüne
canından can alınır , yüreğin özsüz kalır...

hiç söylemeden sevip  yüreğine gizlersin
hiç dokunmadan sarıp , okşarsın yumuşacık
ah o saçlar , o eller , o gözler deli rüzgâr
gelip , gelip estikçe gözlerinin önünden
canından can alınır , dillerin sessiz kalır.

ölmeyen  bu  sevdayı ne sen  yaşayabilir
ne o dağları aşıp , onunla kavuşursun
ufkun kızıllığına dalıp gidersin bir gün
vaktimiz var sanırsın aniden gelir ölüm
canından can alınır , umut yarınsız kalır


24.4.2008.GEBZE

Çarşamba, Nisan 16, 2008

Bende can serçe

BENDE CAN SERÇE

şimdi
bende can
serçe telaşıdır ürkek
çırpındıkça çırpınıyor yürek
uçacak kadar gücü kalmadı ki
yaralandı , çok yaralandı
karlar altında kaldı
umutları
terkedilerek

bir yudum su ver
bir yudum su
nefeslensin
yüreciğine can
kanatlarına
derman gelsin

bende can
serçe şimdi
canlansın 
elinden bir yudum su
fer olsun gözlerine
günleri aydın
delice belki ama varsın olsun
geceleri de
uçup  gelmek ister sana özgürce
gecelerinde !

15.4.2008.GEBZE

Çarşamba, Nisan 16, 2008

İSTEMEDİKÇE

istemedikçe

hiç bir şeyin ilgisi yok seninle
dileklerim içimde , öyle saf bir biçimde
kurtulmak istediğim bir kuyudayım
ipim olsan yetmez ki çıkrığım nerde hani
daldıkça dalıyorum derinlerine ,
çıkmaya çabalarım , her çıkışım kendime

hiç hiç hiç ..üzülme ..dertlenme
sen değilsin sen dediğim istemedikçe
ne gelebileceğim , ne de gel diyeceğim
böyle koynumda elim ,yüreğimde özlemim
ne yaşarsam içimde , ne ölürsem kendime

dünya öyle delikli , sırlı bir han ki bilsen
kaç odası kilitlidir , kaç gönüle açılmış
benim gönlüm delik deşik kuyuların dibinde
aradığım bir serinlik , bir nefesle  yaşamak
korkma sakın kurtulursam o günü
zehir etmem ne sana ne kendime

hiç üzülme  hiç dertlenme yine de
sen dediğim sen olmazsın istemedikçe
böyle koynumda elim , gözlerimde özlemim
yaşarsam da  ölürsem de kendime..

12.4.2008.GEBZE

Saturday, Nisan 12, 2008

DUR MU ?

DUR MU ?

Nerde durulur sevdiğim ecel çağırınca nerde durulur ?
kaçmak olası mı , kaçınmak ya da , sıkmadan boğazımı
aaaaaah ! ne sandın yaşadığım hayatı ne sandın?
bir söz tüketiyor tüm yaşanan anlarımı
bir söz can veriyor inan ; dur de ! dur de  ! dur !
durulabilecek bir yer bulayım !
saklanacak bir yer ,
sığınacak bir yer ...
tutunacak bir dal uzat çıkayım
çıkayım bu kahrolası karanlıktan !
ellerimle kapandığım  mağaralardan.

dur de.! dur..! dur ..!
nerde duracağımı bilmiyorum ki daha ?
gecenin koynu öldürür beni
yok mu bir umut sabahlara ?
yok mu hiç ışığım aydınlıklara ?
yok mu kurtuluşum yarınlara?
yok mu ?

yok mu ?

yok mu ?

ört ki ölem o zaman sevdiğim , ört ki ölem !
ben kendim kapıldım bu onulmaz tuzağa !
ört ki ölem o zaman bir tanem , ört ki ölem !
diyecek bir sitemim kalmıyor sana !

doldur sevdiğim , doldur o zaman !
doldur içeyim ..doldur içeyim , doldur !
votka  limonlarla buluşmayı özlemiştir bardakta ,
içip içip unutmak belki mümkündür daha  !

dol...duuuuuuuuuuur....duuuuuuuur.!

12.4.2008.gecenin koynu.

GEBZE

Çarşamba, Nisan 9, 2008

GİTME

GİTME


özledim , çok özledim , dön !

çığlığım kulaklarındayken daha
ne kadar uzağa gidebilirsin
dön , dön bak ardına
dön
çok özledim , çok özledim , çok


 

içim eziliyor
tam tutacağım derken
uzaklaştığını gördükçe ellerinin
kıyım kıyım kıyılıyor yüreğim , midemde yumruk
ah bu ıramayı kaldırmayacak üşüyen ruhum
dur demek , gitme demek için
kalmayacak nefesim


 

söyle ne kadar
daha ne kadar uzağa gideceksin
kapatamadım ki daha yılların açtığı (y)arayı
taşıyamıyor özlemlerimi yorgun bedenim


 

yine de
sürüklenebilirim
taştan taşa değse dizlerim
sağanaklar boşalsa gözlerimden aldırmam
dikilen tüm engelleri geçerim inan
derdim yolların uzaklığı değil
yeter ki ömrümüz bitmesin
o  umudum bitmesin
ıramasın yüreğin


 

sevdiğim , bir kez olsun dönüp gelmeyecek misin
söyle hiç mi değmeyecek mutluluğa yüreğim ,
ellerine ellerim , gözlerine gözlerim ,
tenine tenim  
solacak mı böyle çiçeklerim hep
yitecek mi mavi düşlerim


 

dön artık !
yanımdayken  canımsın diyemediğim , giderken
" gitme kal benimle " değil gitme bile diyemediğim !

9.4.2008 GEBZE

Pazartesi, Nisan 7, 2008

MAVİYE ÇALAN

MAVİYE ÇALAN

 

" bugün de sağım ;
 bugün de ölmedim anne "

 

ah bu uzaklıklar ah ! çalıyor mavilerimi !

 

kemirirken yüreğimi endişe sevdiklerime
yetindiğim yalnız iki üç sözcükten oluşan küçük bir tümce
yetiyor yetmese de kabullenince
oysa içimde yangınlar büyüyor özlemlerimle
şu yağmur var ya şu yağmur sarsak inceliğiyle
iniyor maviye çalan gökyüzünden siyim siyim usulca
ne tam yağıp söndürüyor yangını
ne dinip izliyor alevleri kendince

dinmeyen kederimle bir olup yıkıyor gözlerimi dilediğince  !

 

7.4.2008.GEBZE

Cuma, Nisan 4, 2008

BEYAZ KEDER

BEYAZ KEDER

yine bir şilep geliyor kırmızı
o koyu gri bulanıklığı altında gökyüzünün
o karanlık lacivertinde denizin , ıssızlığında yapa-yalnız geliyor
Dilderesi'nden akan zehirlerden ölümcül
can çekişen Körfez'in acılı bakışları
karşılıyor bakışlarını , görüyorum .

ah ben böyle havalarda yalnız seni özlüyorum

yürüyorum adım adım yaklaşıyorum sahile
kumsalda çıldıran sarılarına inat bembeyaz kederiyle
zarifçe eğiliyor yeşil bir elbiseyle , çok özlemiştik seni
bir de güneşi , bir de güneşi  diyor papatyalar
senin özlediğin gibi aydınlık maviliği

topluyorum sevgiyle , okşuyorum yumuşacık
denizi okşar gibi , saçların elimin altında gibi
dalıyorum yine engine o şilepte gelenim sensin gibi
yine bir sigara , yine bin umut , doğacak günü bekler gibi
bekliyorum ; içimde büyüyor özlemlerim

ne olur gelebilsen ve desen ki gidelim gidebildiğimizce
silinirdi yüreğime çöreklenen kederim .

4.3.2008.Dilovası/GEBZE



« Önceki::Sonraki »

Blogcu ile yapıldı